İnfertilite genel olarak üreme fonksiyonunun yerine getirilememesi olarak tanımlanır. 

       Gebelikle ilgili herhangi bir koruma önlemi olmaksızın 1 yıl düzenli cinsel ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamayan çiftler için infertilite söz konusudur.

 

     İnfertilite problemi kadın ve erkeği eşit oranda etkiler. İnfertilite çiftlerde 

  • % 40 erkeğe bağlı, 
  • % 40 kadına bağlı, 
  • % 10 erkek ve kadın ilişkili, 
  • % 10 bilinmeyen sebeplerden meydana gelir. 

 

Erkek infertilitesi birçok sebebe bağlıdır. 

 

  • Sperm üretim bozuklukları, 
  • Sperm kanallarındaki tıkanıklıklar, 
  • Sperme karşı antikor varlığı, 
  • Testis travması, 
  • Hormonal bozukluklar, 
  • Anatomik problemler, 
  • Varikosel, 
  • Geçirilmiş hastalıklar, 
  • infeksiyonlar ve 
  • İlaçlar: tansiyon ve ülser ilaçları sperm sayısını düşürebilir ve cinsel arzuyu azaltabilir.
  • Sigara: Sperm sayı ve hareketliliğini düşürür ve spermin normal yapısını bozar.
  • Alkol: Aşırı alkol alımı sperm sayısını düşürür ve anormal sperm üretimine yol açar.

 

   İnfertilite sebeplerinin % 90′ının tedavi edilebildiği ve birçok tedavi seçeneğinin bulunduğu unutulmamalıdır.

 

İnfertilitenin Değerlendirilmesi:

 

Hastanın tıbbi özgeçmişi dikkatlice sorgulanmalıdır

  • Geçirilmiş kabakulak, 
  • bazı ateşli hastalıklar, 
  • cerrahi girişimler  
  • travmalar, 
  • cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar 
  • kimyasal maddelere maruz kalma , 
  • stres, 
  • Kullandığı ilaçlar 
  • Sigara ve alkol kullanımı, 
  • egzersiz alışkanlıkları, 
  • cinsel ilişki zaman ve sıklığı, 
  • ailede bu tip problem varlığı da önemlidir.

 

Fizik muayene

Testisler mutlaka muayene edilmelidir. 

  • Testislerin yerinde olup olmadığı, 
  • Testislerin durumu, 
  • sperm kanalları, 
  • skrotum içinde genişlemiş damarların olup olmadığı (varikosel) araştırılır. 
  • Ayrıca vücut yağ ve kıllarının dağılımına bakılır.

 

Laboratuar testleri:

 

  • Semen (meni) analizi: 48 saatlik cinsel perhizden sonra alınmalıdır.
  • Burada sperm sayısı, hareketliliği ve şekli değerlendirilir. 

 

Kanda Hormon analizi: Serum FSH, LH ve testosteron düzeylerine bakılır. Bunlar testis fonksiyonları hakkında bilgi verir.

 

Ultrasonografi: Testislerin yapısı, damarlardaki genişlemeler (varikosel) ve sperm kanallarındaki darlıklar hakkında bilgi verir.

 

Tedavi

 

  • Enfeksiyonlar ve hormonal bozukluklar ilaç verilerek tedavi edilir.
  • Varikosel operasyonu: Mutlaka mikroskop altında yapılmalıdır. Bu sayede gözle görülemeyen küçük damarların bağlanması ameliyat başarısını arttırır ve varikosel tekrarlamasını önler. Varikosel operasyonu %75 hastada sperm kalitesinde düzelme sağlar ve % 35 oranında gebelik elde edilir.
  • Sperm kanallarındaki tıkanıklıkların giderilmesi.

 

Yardımcı Üreme Teknikleri 

 

1) İntrauterin inseminasyon: Erkekten alınan semen özel solüsyonlarla yıkanıp kaliteli spermler elde edilir ve daha sonra kadın rahmine özel bir sonda ile verilir. Bu yöntem hormon tedavisi ile birlikte yapılmalıdır.

 

  • Düşük sperm sayısı, 
  • endometriosis, 
  • açıklanamayan infertilite, 
  • servikal mukus yetersizliği ve 
  • sperme karşı antikor varlığında uygulanır. 

 

2) İn vitro fertilizasyon (IVF): Kadın yollarındaki darlıklarda veya açıklanamayan infertilitede uygulanır. Hormonal tedavi ile kadının yumurtlaması sağlanıp olgun yumurta elde edilir. Bu yumurta dışarı alınır. Laboratuar şartlarında yumurta ile sperm birleştirilir. Birkaç gün sonrada oluşan döllenmiş hücre kadın rahmine yerleştirilir.

 

3)ICSI (Mikroenjeksiyon): Laboratuar şartlarında kadın yumurtası içine erkekten elde edilen sperm iğne ile yerleştirilerek elde edilen döllenmiş yumurta kadın haznesine konur. Böylece spermin kadın üreme yollarındaki ilerlemesine, yumurtayı aramasına ve yumurtayı doğal olarak döllemesine gerek kalmaz. İşlem öncesi kadın yumurtalıkları ilaç ile uyarılır. 

   ICSI’de spermin hangi yolla elde edildiğinin önemi yoktur. 

   ICSI için birkaç sperm hücresi yeterlidir. 

   ICSI ile çocuk sahibi olma oranı % 35 civarındadır.

 

4)MikroTESE+ICSI: Menide hiç sperm hücresi olmayan (azospermik) hastalara uygulanır.

 

Mikro TESE;

 

  • Hastanın vermiş olduğu menide hiç sperm hücresi bulunmayan hastalardan, mikroskobik operasyon ile testislerinden alınan dokudan sperm elde edilmesidir.
  • Mikro TESE işlemi anestezi altında yapılan bir işlemdir.
  • Testis açılarak, sperm kanalları gözlemlenir ve genişlemiş dolgun sperm kanalları görüntülenerek içerisinden sperm elde edilmeye çalışılır. 
  • Bu yöntem ile azospermik hastaların %40-60’ın sperm elde edilebilmektedir.
  • Her azoospermik hastaya mikro TESE uygulanablir. 

 

  • Her azoospermik hasta mikro TESE adayıdır. 
  • Tanı konulduktan sonra ilk yapılması gereken işlem genetik incelemedir. 
  • Erkekliği belirleyen Y kromozomu mutlaka değerlendirilmelidir. Y kromozomu üzerinde sperm yapımını kontrol eden AZF bölgesi ve bunun a, b, c alt bölgeliri bulunmaktadır. Bu bölgelerin tam noksanlıklarında sperm yapımı mümkün değildir. 
  • Dolayısı ile bu hastalara mikro TESE uygulanmamaktadır. 
  • Bunun dışındaki her hastada mikro TESE ile sperm elde etme şansı vardır.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir