Çok eski zamanlardan beri insanlarda sıkıntıya yol açtığı belgelenen böbrek taşı hastalığı günümüzde de oldukça sık görülmektedir. Hatta son yıllarda üriner sistem taş hastalığı görülme sıklığında belirgin bir artış olduğu bildirilmektedir. Bu artışın kesin sebebi bilinmemekle birlikte beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklere ve az sıvı alımına ve hareketsiz yaşam tarzına bağlı olduğu düşünülmektedir. 

     Ülkemizde taş hastalığı görülme sıklığı coğrafi farklılıklar göstermekle birlikte, güney ve güneydoğu bölgesinde daha fazla görülmektedir. 

     Yine sosyoekonomik ve eğitim düzeyi düşük durumdaki bölgelerde görülme oranı daha fazladır. 

 

Taş hastalığını etkileyen faktörler:

 

1.Cinsiyet: Erkekler taş hastalığı açısından kadınlardan 2-3 kat daha fazla etkilenmektedir. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalarda bu farkın giderek azaldığı gözlenmektedir.

 

2.Aile öyküsü: Ailesinde taş hastalığı görülen kişiler normal kişilere göre 2.5-3 kat daha risk altındadır.

 

3.Sistemik hastalıklar: Diyabet hastalığı, gut hastalığı, böbrek tübül hastalığı, paratroid hastalıkları , crohn hastalığı olan hastalarda taş hastalığı daha sık görülmektedir.

 

4.Yaş: Yapılan çalışmalarda taş hastalığı insidansının kırklı ve altmışlı yaşlarda arttığı gösterilmiştir.

 

  1. Coğrafi bölge ve iklim: Taş hastalığı, coğrafi bölge ve çevresel risk faktörlerinden etkilenmektedir. Sıcak ve kuru iklim koşullarında yaşayanlarda daha sık görülmektedir.

Sıcak iklimde terle sıvı kaybı, idrar konsantrasyonun artmasına ve idrar miktarının azalmasına neden olur. Bu durumda idrar asiditesini arttırdığı gibi moleküllerin konsantrasyonunu da arttırarak taş oluşum riskini arttırmaktadır.

 

  1. Meslek: İşi gereği sıcak etkisinde kalan ve fazla su içmeyen kişiler ile masa başında fazla oturup hareketsiz kalan kişilerde taş oluşum riski artmaktadır.

 

  1. Vücut ağırlığı ve vücut kitle indeksi: Vücut kitle indeksi yüksek olan kişilerde idrarda oksalat, sitrat, ürik asit, fosfor, sodyum miktarlarının fazla olduğu gösterilmiştir. Bu taş oluşum riskini arttırmaktadır. 

 

  1. Sıvı alımı: Su alımı çok önemlidir. Fazla miktarda su alımı idrar miktarını arttırarak taş yapımına olan eğilimi azaltır. Yine serbest kristallerin böbrekte kalma süresini kısaltıp idrar ile atılmasına fayda sağlamaktadır.

 

  1. Beslenme: Yüksek hayvansal protein ve düşük lif içeren dietlerde taş oluşturma riski artar. Ayrıca fazla miktarda tuz tüketimi ile taş oluşumunun ilişkili olduğu saptanmıştır.

 

İdrar yolunda taş nasıl oluşur?

 

       Böbrekler vücudumuzun filtre sistemi olarak çalışırlar. Kan sürekli olarak böbreklerden süzülürken yararlı maddeler emilir, istenmeyen maddeler ise idrarla dışarı atılır. İdrar çok yoğun ise böbrek taşı oluşma riski artar. Yoğun idrar içerisinde atılan tuzlar ve mineraller böbreklerin iç yüzeyinde tübül denilen ünitelerde zamanla taşa dönüşecek kristaller halinde çökeltiler oluştururlar. Zamanla bu kristaller birleşerek taş haline gelir.

 

Böbrek ve üreter taşlarının semptomları

 

Şiddetli yan ağrısı 

Bulantı

Kusma

Kanlı idrar yapma

Ağrılı idrar yapma

Ateş

 

Tanı nasıl konulur?

 

Direk Üriner Sistem Grafisi (DÜSG): Böbrek taşlarının çoğunluğu görülebilir. Ancak opak olmayan taşlar veya küçük üreter taşları görüntülenemez.

 

Ultrasonografi: Güvenli bir yöntem gibi gözükmesine rağmen özellikle üreterde yer alan küçük taşları göstermede yetersizdir.

 

Bilgisayarlı Tomografi (BT): Böbrek taşlarının değerlendirmesinde altın standarttır. Dakikalar içerisinde yapılabilen bu inceleme ile 1-2 milimetre boyutundaki taşlar bile görülebilir. 

 

TEDAVİ:

 

1.Medikal Tedavi: 5 mm den küçük taşların büyük çoğunluğu ağrı kesici, antispazmotik tedavi ve bol sıvı alımı ile düşürülebilir. Eğer enfeksiyon varsa mutlaka antibiyotik verilmelidir. 

 

2.ESWL (Vücut dışından şok dalgaları ile taş kırma)

 

Böbrek taşlarının tedavisinde en sık kullanılan yöntemlerdendir. Vücut dışında oluşturulan şok dalgaları taş üzerine odaklanarak tedavi sırasında taş küçük parçalara ayrılır. Daha sonra bu parçaların idrarla atılması beklenir. İşlem sırasında duyulan ağrıyı azaltmak için çoğunlukla sakinleştirici ilaç kullanılması veya hafif bir anestezi verilmesi gerekebilir. ESWL sonrası taş parçacıklarının dökülmesi günler hatta bazen haftalar sürebilir. Bu süreçte hastalar ağrı hissedebilir ve idrar yolu iltihabı gelişebilir.  

 

3.Üreterorenoskopi (URS) ( İdrar yolundan girilerek kanaldaki taşın çıkarılması )Üreter denilen böbrek ile mesane arasındaki  kanal içerisindeki taşlar düşmezse, idrar yolundan üreteroskop denilen aletler yardımıyla girilerek tedavi edilebilirler. Üreteroskop ile dış idrar yolu ve mesane geçilip üreter içine girilerek taşlar Holmium lazer veya pnömatik taş kırıcı ile taşlar kırılarak tedavi edilir. Bu üreteroskoplar ile alt ve orta üreterdeki taşlar tedavi edilebilirler.

 Fleksibl yani kıvrılabilen üreteroskoplar ise uçları çeşitli yönlerde ve açılarda döndürülebildiğinden hem üst üreterdeki, hem de böbrek içinde havuzcuk ve kalis adı verilen ceplerdeki taşların tedavisinde kullanılırlar. Üretereroskopik taş tedavisi sonrası hastalar aynı gün veya bir gün sonra evlerine taburcu edilirler. 

Darbe etkisi ile çalışan pnömotik litotriptörlerde taşın üst sisteme göç etmesi, mukozal yaralanma ve kanama gibi yan etkiler  lazer litotriptöre göre daha fazla görülmektedir. Hastanemizde laser litotriptör olduğundan taşlar laser yardımıyla ağrısız , kanamasız başarıyla kırılıp kuma dönüştürülmektedir. Böylece hastalarımız taş düşürme çilesinden zahmetsizce kurtarılmaktadır.

 

  1. Perkütan Nefrolitotomi (PNL)

 

Böbrek içindeki  2 cm.den büyük taşlara  uygulanan güncel bir yöntemdir. Genel anestezi altında bel bölgesinde 1 cm lik kesiden oluşturulan bir yoldan böbreğin içerisine girilerek taşlar bir bütün halinde veya kırılarak aynı yoldan dışarı çıkartılır. 

 

  1. Retrograd intrarenal cerrahi (RIRC) 

 

İdrar yolundan kapalı yolla böbreğe kadar gidilerek taşın laser ile kırılmasıdır. 

Günümüzde RIRC, 2 cm’den küçük taşı olan her hastaya uygulanabilir. Ayrıca aşırı şişman , kas iskelet deformitesi olan  veya kanama diyatezi bulunan hastalarda, ESWL tedavisinin başarısız olduğu hastalarda birincil seçenek olarak kullanılmaktadır. Endoskopik taş tedavisi konusunda en modern ve en etkin taş kırma cihazı olan Holmium Lazer  hastanemizde başarıyla kullanılmaktadır. 

 

Taş oluşumunu engellemeye yönelik genel öneriler:

 

Sıvı alımı ile ilgili öneriler: 

Günlük sıvı alımı 2.5-3 litreden az olmamalı. 

Erişkin bir insanın 24 saatlik idrar hacmi 2 litrenin üzerinde olmalıdır. 

Sıvı alınması 24 saat içerisine eşit olarak dağıtılmalı 

Terleme gibi aşırı sıvı kaybı varsa alınan sıvı miktar artırılmalıdır.

 

Beslenme ile ilgili öneriler: 

Hastalarda aşırıya kaçmamak koşuluyla bütün besin gruplarını içeren karma ve dengeli bir beslenmeye ihtiyaç vardır. 

Lif içeren besinlerin ve faydalı etkileri nedeniyle sebze, meyve tüketimi desteklenmelidir. Ancak okzalat bakımından zengin olan besinlerin (ıspanak, pazı, bamya, pancar,hardal, roka, tere, kakao, çay ,ceviz,fındık, çikolata, soya, biber, badem, susam) aşırı tüketiminden kaçınmak gerekir. 

Hayvansal proteinler aşırı miktarda tüketilmemelidir.

Tuz tüketimi azaltılmalıdır.

Yaşam tarzı ile ilgili öneriler: 

Yeterli fiziksel aktivite yapılmalıdır.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir